Masalın başlangıcı..

Masalın başlangıcı..

Bir varmış, bir yokmuş. Masal gerçek içinde, gerçek masal içinde. Savaşlar barışçıl iken, barış isteyenler savaşırken, birileri birilerinin kuyusunu hınzır hınzır kazar iken, sıcacık bir kafede oturan bir çocuk, çayını yudumlayıp başlamış bu masalı yazmaya. Az yazmış, öz yazmış, aç imiş de tok yazmış. Meğer, günlerden bir gün, yalnız başına otururken, omuzuna dokunup kendisine bir şey soran kıza olan aşkını yazmak için kollarını sıvamış. Sıvamış sıvamasına ama, ne yazdığını beğenirmiş ne de aklına geleni yazıya dökebilirmiş. Bu kız öyle bir kızmış ki, bir bakışıyla hayatını süsler, toz pembe eder, bir davranışıyla dünyayı ters düz edermiş. Onu hem çok severmiş, hem de nefret edermiş. Aşkı nefrete dönüştükçe, nefreti aşk olmuş. Öyle bir bağımlı hale gelmiş ki, bir uyuşturucu misali, kullanımı kötü, kullanılmaması ayrı kötü bir durumda kalakalmış.

İşte böylesine ahmak bir aşkın, kaderinde dönüm noktası oluşturmasıyla başlamış bu çocuğun masalı. Daha neler yazacakmış, neler! Ne maceralar atlatacakmış neler!

Herkes ersin muradına, herkes çıksın kerevetine.

Kalın sağlıcakla, kalın takipte..

obrisko

obrisko

Bir masal kahramanı

Bir Cevap Yazın